11 tarif
Mezeleri, bol limonlu salataları, közlenmiş sebzeleri ve zeytinyağıyla Doğu Akdeniz'in en taze ve renkli sofralarından birini kuran cömert bir mutfak.
Hikâyesini okuYumuşacık haşlanmış nohudun tahin, limon ve sarımsakla krema gibi pürüzsüz çekildiği, zeytinyağıyla sunulan Levant mezesi.
Bol maydanoz, nane, domates ve az miktarda ince bulgurun limon ve zeytinyağıyla buluştuğu, yemyeşil ve ferah Lübnan salatası.
Çıtır kızarmış pide parçalarının mevsim sebzeleri, semizotu ve sumaklı nar ekşili sosla harmanlandığı renkli Lübnan salatası.
Islatılmış çiğ nohudun taze otlar ve baharatlarla çekilip kızgın yağda dışı çıtır, içi yeşil ve yumuşak pişirildiği Orta Doğu köftesi.
Yeşil mercimek ve pirincin kimyonla birlikte piştiği, üzeri bolca karamelize soğanla taçlandırılan sade ve doyurucu Lübnan pilavı.
Ateşte közlenmiş patlıcanın tahin, limon ve sarımsakla ezildiği, dumanlı aromalı ve kremamsı Lübnan mezesi.
Yoğurtlu, limonlu ve sarımsaklı marinede yumuşayan tavuk şişlerin, köpük gibi beyaz Lübnan sarımsak sosu toum ile buluştuğu sokak klasiği.
İnce bulgur ve yağsız etten yapılan çıtır kabuğun, çam fıstıklı kıymalı iç harçla doldurulup kızartıldığı Lübnan'ın ulusal lezzeti.
Zahter ve zeytinyağıyla kaplanıp çok sıcak fırında pişirilen yumuşak hamurlu yassı ekmek; Lübnan'ın en sevilen kahvaltılığı.
Közlenmiş kırmızı biber, ceviz ve nar ekşisinin buluştuğu; tatlı, ekşi ve hafif acı dengesiyle ekmeğe sürülen bir meze.
Tuzlanmış yoğurdun bir gece süzülmesiyle elde edilen, kremamsı ve hafif ekşi Levant peyniri; zeytinyağı ve zahterle kahvaltıların yıldızı.
Lübnan, dağları ve verimli Bekaa Vadisi ile denizin hemen kenarında, çok küçük bir alanda inanılmaz bir ürün çeşitliliği sunar. Antik çağlardan beri buğday, zeytin, üzüm, nohut ve mercimek bu topraklarda yetiştirilir. Fenikelilerden bu yana bir ticaret kavşağı olan bölge, yüzyıllar boyunca pek çok kültürün izini sofrasına taşıdı.
Lübnan mutfağı, geniş Levant (Doğu Akdeniz) mutfağının bir parçasıdır ve Suriye, Filistin ve Ürdün mutfaklarıyla pek çok yemeği paylaşır. Arap mutfağının baharat ve pirinç kültürü, bölgenin yaklaşık dört yüzyıl Osmanlı idaresinde kalmasıyla birlikte Anadolu'yla da sıkı bir alışverişe girdi. Kebaplar, dolmalar, baklava ve kahve kültürü bu ortak geçmişin sofradaki izleridir; aynı yemeklerin Türkiye'de ve Lübnan'da farklı isimlerle ya da küçük farklarla yaşaması bu yüzdendir. Birinci Dünya Savaşı sonrasındaki Fransız manda döneminde ise kruvasan, pastaneler ve bazı Fransız teknikleri şehir mutfağına girdi.
Beyrut ve sahil şehirlerinde balık ve deniz ürünleri, limon ve sarımsakla hafifçe pişirilir. Dağ köylerinde ise kışa hazırlık önemlidir: kavurma, keşk (kurutulmuş yoğurt ve bulgur karışımı) ve kurutulmuş otlar kilere girer. Kuzeydeki Trablus, şerbetli tatlıları ve helvalarıyla ünlüdür; güneyde ise baklagil yemekleri ve köy usulü ekmekler öne çıkar.
Lübnan mutfağının vazgeçilmezleri zeytinyağı, limon, sarımsak, maydanoz, nane ve tahindir. Sumak ve kekik, susam ve sumakla karıştırılarak "zahter" adlı karışımı oluşturur. İnce bulgur, tabule ve içli köfte (kibbeh) gibi yemeklerin temelidir. Meze kültürü bu mutfağın kalbidir: humus, mütebbel (baba ganuş), fattuş ve labne gibi küçük tabaklar paylaşılarak yenir. Közleme, ince doğrama ve bol limonla tazelik vermek temel teknikleridir.
İlk adım olarak humus yapın: haşlanmış nohut, tahin, limon ve sarımsakla pürüzsüz bir kıvam yakalamayı öğretir. Ardından bol maydanozlu